Marka stratejisi, "biz kimiz" sorusunun pazarlama diliyle değil, karar diliyle cevaplanmasıdır. Hangi işi almayacağınıza karar vermeden, hangi işi aldığınızı anlatmak zor oluyor.
Çalışma konumlandırmayla başlıyor: kime, hangi vaatle, hangi rakiplere karşı. Ardından mesaj mimarisi kuruluyor — ana vaat, destekleyici başlıklar ve kanıt. Bu iskelet sonrasında web sitesinden reklam metnine kadar her şeyin dayanağı oluyor.
Kıbrıs'ta iş çoğu zaman tavsiyeyle geliyor; bu da markanın kulaktan kulağa aktarılabilir olmasını gerektiriyor. Karmaşık bir konumlandırma aktarılamıyor. Bu yüzden çıktıyı, müşterinizin sizi bir cümleyle anlatabileceği kadar sadeleştirmeye çalışıyoruz.
Konumlandırma rakipsiz kurulmuyor. Aynı işi yapan firmaların ne söylediğine bakmadan alınan bir vaat, çoğu zaman herkesin söylediği şeyin bir başka versiyonu oluyor: "kaliteli hizmet", "müşteri odaklı yaklaşım". Ayrışma, kategoride kimsenin sahiplenmediği ama müşteri için değerli olan yerde bulunuyor.
Ses tonu, konumlandırmanın günlük dile dönmüş hâli. Aynı vaat resmî, samimi ya da teknik bir tonla anlatıldığında farklı bir marka izlenimi bırakıyor. Ton yazılı hâle getirilmediğinde her metni yazan kişi kendi sesini kullanıyor ve marka kanaldan kanala değişiyor.
Strateji, iç ekibe aktarılmadığında rafta kalıyor. Satış görüşmesinde kullanılan cümleler, teklif metinleri ve telefonda verilen cevaplar aynı iskeletten beslenmediğinde müşteri farklı yerlerde farklı bir marka görüyor. Bu yüzden çıktı bir sunum değil, ekibin günlük olarak kullanabileceği bir dil seti oluyor.
Nasıl çalışıyoruz
Keşif
Kısa bir başlangıç görüşmesinde hedef, kitle ve kapsamı netleştiririz.
Tasarım
Yönü kurgular, üretimden önce birlikte gözden geçiririz.
Üretim
Net kapsam ve takvimle, sizi sürece dahil ederek üretiriz.
Teslim
Teslim eder, devreder ve destek paketleriyle yanınızda kalırız.
Sık sorulanlar
Marka stratejisi ile logo tasarımı arasındaki fark ne?
Logo markanın imzası, strateji ise ne imzaladığınız. Strateji kime seslendiğinizi, rakiplerden hangi somut sebeple ayrıldığınızı ve hangi tonda konuştuğunuzu tanımlar; logo bunun görsel karşılığıdır. Sırayı ters çevirmek, güzel ama neyi temsil ettiği belirsiz bir işaretle sonuçlanıyor.
Küçük bir işletmenin buna ihtiyacı var mı?
İhtiyaç ölçeğe değil, karar sayısına bağlı. Kaç kişi olursanız olun her hafta "bu görseli koyayım mı", "bu tonda mı yazayım" gibi kararlar veriyorsunuz. Strateji bu kararları her seferinde yeniden düşünmek zorunda kalmamanızı sağlıyor; küçük ekipte kazandırdığı zaman daha da belirgin oluyor.
Marka adı bulma da kapsama dahil mi?
İsimlendirme ayrı bir çalışma olarak yürüyor ve talep ederseniz kapsama eklenir. İsim önerilerini üretmeden önce alan adı ve marka tescili tarafında kullanılabilirliği kontrol ediyoruz — beğenilen ama alınamayan bir ismi masaya getirmek kimseye zaman kazandırmıyor.
Rakip analizini nasıl yapıyorsunuz?
Rakiplerin ne yaptığından çok nasıl konuştuğuna bakıyoruz: hangi vaatleri öne çıkarıyorlar, hangi görsel dili kullanıyorlar, hangi soruları cevapsız bırakıyorlar. Boşluk çoğu zaman kimsenin yapmadığı bir işte değil, herkesin aynı şekilde anlattığı bir işte farklı anlatmakta çıkıyor.