Anasayfa / Blog / Restoran ve kafeler için baskı işler...
Sektörel Web Siteleri

Restoran ve kafeler için baskı işleri: menüden ambalaja

Menü değişir, fiyat değişir, sezon değişir. Baskı işini bu değişime göre kurmak, her güncellemede baştan üretim yaptırmaktan ucuza geliyor.

27 TEM 20264 dk okuma
Teklif al →

Yazı

Bir restoranın basılı işleri, diğer sektörlerin çoğundan bir noktada ayrılıyor: içerik sürekli değişiyor. Fiyat güncelleniyor, ürün çıkıyor, sezon dönüyor. Baskıyı bu değişimi hesaba katmadan kurgulamak, her küçük değişiklikte tüm işi yeniden ürettiriyor.

Menüyü değişime göre kurgulamak

En sık yapılan hata, fiyatları menünün gövdesine gömmek. Fiyat değiştiğinde koca bir kitapçık çöpe gidiyor. Alternatif basit: sabit kalan kısmı (bölüm başlıkları, ürün adları, marka görselleri) ayrı, değişen kısmı (fiyat, sezonluk ürün) ayrı bir katmanda tutmak. Bunun pratik karşılığı genelde ekleme sayfa, ayrı fiyat şeridi ya da menünün yalnız bir bölümünün yeniden basılabildiği bir kurgu oluyor.

İkinci ayrıntı sıralama. Menü baştan sona okunmuyor; göz belirli noktalara takılıyor ve orada duraklıyor. Öne çıkarmak istediğiniz ürünleri bu duraklama noktalarına yerleştirmek, aynı menüyü daha etkili hâle getiriyor — üstelik hiçbir ek maliyeti yok.

Menü hangi malzemeye basılmalı

Menü, sektördeki en çok dokunulan basılı iş. Gün içinde onlarca kez elden ele geçiyor, ıslak masaya konuyor, siliniyor. Kaplamasız kâğıt bu koşullarda birkaç haftada yıpranıyor.

Pratikte üç seçenek işe yarıyor: mat selofan kaplama parmak izini en az gösteren seçenek, parlak selofan daha dayanıklı ama ışık altında yansıyor, lamine ise silinebilir olduğu için en uzun ömürlüsü. Karar, menünün ne sıklıkla değişeceğine bağlı: sık değişen bir menüyü pahalı biçimde dayanıklı yapmak, kullanılmadan çöpe giden bir yatırım oluyor.

Tabelada asıl mesele gece

Tabela kararları çoğunlukla gündüz, aydınlık bir ofiste veriliyor. Oysa restoranın en yoğun saatleri karanlıkta. Gündüz zarif görünen ince yazı ve düşük kontrastlı renk, gece tabelayı okunmaz hâle getirebiliyor.

Uygulamada üç şey belirleyici: harflerin arkadan mı önden mi aydınlatıldığı, zeminle yazı arasındaki kontrastın ışık düşünce ne kadar düştüğü, ve tabelanın gerçek görüş mesafesi. Bir tabelanın önünden geçen arabanın onu okumak için üç saniyesi var; o üç saniyeye sığmayan bilgi, tabelaya konmamış sayılıyor.

Masa üstü işleri

Masa üzerindeki küçük baskılar — masa kartı, tanıtım standı, altlık — restoranda satış konuşmasını yapan tek sessiz eleman. Garsonun anlatmaya vakit bulamadığı kampanyayı, yeni ürünü ya da sosyal medya hesabını orası taşıyor.

Buradaki tek kural az bilgi. Masa kartında üç satırdan fazlası okunmuyor; müşteri menüyü incelemeye geldiği için dikkatini rakip bir metne uzun süre veremiyor.

Paket servis ambalajı

Paket servis, restoranın mekân dışına çıkan tek yüzü. Ambalaj burada hem koruma hem tanıtım işi görüyor: kutunun üstündeki logo, müşterinin evinde ve muhtemelen başkalarının yanında duruyor.

Gıda ambalajında iki teknik ayrıntı belirleyici. Birincisi malzemenin içeriğe uygunluğu: yağlı ürün için yağ geçirmez iç yüzey, sıcak ürün için buğulanmayı yöneten bir yapı gerekiyor. İkincisi baskının gıdayla temas etmeyen yüzde kalması. Bu ikisi tasarımdan önce çözülmesi gereken sorular; sonradan fark edildiğinde ambalaj baştan üretiliyor.

Hepsini bir arada düşünmek

Menü, tabela, masa kartı ve ambalaj çoğu işletmede farklı zamanlarda ve farklı yerlere yaptırılıyor. Sonuç, aynı mekânda birbiriyle konuşmayan dört ayrı görsel dil oluyor: tabeladaki yazı tipi menüde yok, ambalajdaki renk hiçbirinde yok. Müşteri bunu kelimeyle tarif edemiyor ama dağınıklığı fark ediyor.

Bu yüzden en verimli sıra, hepsini tek seferde planlayıp üretimi zamana yaymak: kimlik bir kez kurulduğunda menünün her yeni sürümü, her yeni ambalaj boyu aynı sistemden çıkıyor ve her seferinde yeniden tasarım kararı vermek gerekmiyor.

← Tüm yazılar

Keşfetmeye devam et