Bir baskı ya da reklam işine başlarken sorulan ilk soru genelde "ne yapacağız" oluyor. Oysa cevabı asıl belirleyen çoğu zaman ikinci soru: nerede. Aynı hizmet listesi, iki farklı şehirde iki farklı işe yarıyor — çünkü müşterinin sizi nerede bulduğu, neye bakarak karar verdiği ve kararı ne kadar sürede verdiği şehre göre değişiyor.
Aşağıdaki kısa harita, hizmet verdiğimiz on bölgede işin ağırlık merkezinin nereye kaydığını anlatıyor. Amaç bir şehri diğerinden üstün göstermek değil; aynı bütçenin nerede ne getirdiğini görünür kılmak.
KKTC: altı bölge, altı farklı öncelik
Lefkoşa adanın idari ve ticari merkezi. Burada bir markanın internet sitesi çoğu zaman ilk izlenim değil, doğrulama aracı oluyor: müşteri sizi zaten duymuştur, siteye ciddiyetinizi teyit etmek için gelir. Bu yüzden Lefkoşa işlerinde gösterişten çok netlik kazanıyor — kurumsal yapının anlaşılır anlatımı, kolay bulunan iletişim bilgisi, kusursuz çalışan mobil sayfalar. Kurumsal kimlik baskısı da genelde aynı paketin parçası.
Girne'de tablo tersine dönüyor: hedef kitle çoğu zaman adaya henüz gelmemiş. Konaklama, restoran ve gayrimenkul markaları için tasarım, bir mesafeyi kapatma meselesi. Müşteri sizi sokakta görmüyor; kararını daha yola çıkmadan telefonundan veriyor. Talebin mevsime göre inip çıkması da planlamayı ayrıca etkiliyor.
Gazimağusa'da sınav tek bir yerde veriliyor: telefon ekranı. Üniversite çevresindeki genç kitle ve limana bağlı işletmeler bir markayı orada değerlendirip orada karar veriyor. Masaüstü neredeyse hiç devrede değil.
İskele adanın en hızlı büyüyen yapı ve yatırım hattı. Alıcıların önemli bölümü ülke dışında, karar süreci uzun ve birden çok dilde ilerliyor. Burada sayfa yalnızca bilgi vermiyor — henüz var olmayan bir şeyi inandırıcı biçimde göstermek ve güven kurmak zorunda.
Güzelyurt'ta iş rafta değil kutuda başlıyor. Tarım ve narenciye üretimi etrafında dönen bir ekonomide müşteri çoğu zaman nihai tüketici değil: toptancı, ithalatçı, zincir alıcı. Kararı veren kişi sizi bir reklamdan değil, bir numuneden ve bir katalogdan tanıyor. Dolayısıyla ambalaj, etiket ve katalog ilk sıraya geçiyor.
Lefke küçük, ve bu işi kolaylaştırmıyor. Herkesin birbirini tanıdığı bir yerde dijital varlık ün kazandırmaktan çok, var olan itibarı dışarıya görünür kılmakla ilgili. Yerel müşteri nerede olduğunuzu zaten biliyor; mesele dışarıdan gelen birinin sizi bulabilmesi.
Türkiye: ölçek değişince iş de değişiyor
Türkiye genelinde web, reklam ve sosyal medya tarafında mesafenin pratik bir karşılığı yok. Reklam hesabı hangi ülkeden yönetilirse yönetilsin hedefleme pazara göre kuruluyor, tasarım onayları aynı dosya üzerinden ilerliyor. Belirleyici olan yakınlık değil, sürecin ne kadar düzgün kurulduğu. Fark asıl fiziksel tarafta ortaya çıkıyor: baskı işinde üretim ve teslimat planlaması.
İstanbul'un baskı ve reklam pazarı, adadaki ölçekle karşılaştırıldığında başka bir büyüklük sınıfında. Aynı ürünü aynı hafta içinde onlarca farklı üreticiden almak mümkün. Bu bolluk alıcı lehine görünse de bir yan etkisi var: herkes benzer işi alabildiği için tasarımın görevi öne çıkmak değil, ayrışmak oluyor.
Ankara'da iş çoğunlukla bir şartnamenin ya da resmî yazının kalıbı içinden başlıyor. Kamu kurumları, meslek odaları, dernekler ve vakıflar şehirde yoğun. Bu kurumlarla yürüyen her iş belli bir biçimsellik talep ediyor: şartnameye uygun teknik doküman, kurum kimliğine sadık kalan tasarım.
İzmir bir liman şehri ve ihracat buradaki işin doğal ekseni. Ege'nin tarımsal üretimi burada toplanıp paketlenerek dünyaya çıkıyor. Zeytinyağı, şarap, kuru incir gibi ürünler artık dökme değil markalı biçimde ihraç ediliyor — bu da tasarımı üretimin sonunda değil başında konumlandırıyor.
Peki bu size ne söylüyor?
Şehir farkı, hizmet seçiminden çok sıralama farkı yaratıyor. Aynı marka için Güzelyurt'ta ilk yatırım ambalaja giderken, Girne'de aynı bütçe önce görünürlüğe gidiyor. Lefkoşa'da kurumsal netlik, İskele'de çok dilli güven kurgusu, Ankara'da biçimsel doğruluk öne çıkıyor.
Bu yüzden teklif hazırlarken ilk sorduğumuz şeylerden biri hedef kitlenin nerede olduğu — işletmenin nerede olduğu değil. İkisi çoğu zaman aynı yer değil, ve tasarımın işi tam olarak bu ikisi arasındaki mesafeyi yönetmek.
Bulunduğunuz bölgeye ait sayfada o pazarda hangi işlerin öne çıktığını, hangi sektörlerle çalıştığımızı ve sık sorulanları bulabilirsiniz.